Farklı Ülkeler ve Kahve içmenin Farklı Yolları

Türklerin kahveyle tanışması 15. yüzyılın sonlarında ve 16. yüzyılın başlarında Yavuz Sultan Selim yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu'nun İstanbul, balkanlar ve Mısır üzerindeki hakimiyet kurması, Mekke ve Medine'nin ve dolayısıyla halifeliğin Osmanlı İmparatorluğu'na geçmesi dönemlerine denk gelmektedir. Kısa süre içerisinde Yemen ve Aden'in Osmanlı kontrolüne geçmesi ile Osmanlı İmparatorluğunun kahve ile tanışması gerçekleşmiştir.

Kapıkulu askerleri tarafından benimsenen ve Kanuni Sultan Süleyman'ın saray hekimi tarafından onaylanan kahvenin konumu imparatorluk içerisinde her ne kadar sağlamlaşmış olsa da, yine Osmanlı döneminde kahvenin yasaklandığı ve tartışma konusu olduğu dönemler olmuştur. O dönemlerde insanlar evlerin haricinde kahvehane adı verilen yerlerde bir araya gelip kahve içerler ve sosyal paylaşımlarını gerçekleştirirlerdi. Kahvehanelerin kapatılması, kahve içenlerin cezalandırılması gibi durumlar saradan gelen emirler doğrultusunda sık sık yaşanmaktaydı.

Kahvenin İstanbul'a gelmesi tüccarların öncülüğünde 1555 yılında gerçekleşmiştir. 1566 yılına kadar kahve hızlı bir şekilde yayılmış ve kahvehane ve dükkan şeklindeki 600 kuruluş kahve satan duruma gelmiştir. Sarayda kahve işlerini düzenleyecek özel hizmetliler çalıştırılmaya başlanmıştır.

16. yüzyıldan itibaren kahve tüketiminin Osmanlı İmparatorluğunda hızla yayılırken, Avrupa'da da kahve o derece yavaş yayılmıştır. Doğu ile Batı arasındaki hayati önem taşıyan bir ticaret köprüsü olan Venedik'te ilk kahvehane 1683 yılında açılmıştır. 17. yüzyılda kahve Osmanlılar tarafından Avrupa'ya diplomasi ve savaş unsurları vasıtasıyla İstanbul'dan yayılmış, Venedik, Paris, Viyana, Londra, Almanya ve Hollanda kahve ile tanışmışlardır.

Hollanda kahve tüketiminden daha çok kahvenin ticaretiyle ilgilenmiştir. 17. yüzyılda Yemen'den alınan kahve tohumları Hollanda'nın kolonilerine yetiştirilmek üzere gönderilmiş ve ilk kahve Endonezya'nın Java adasında yetiştirilmiştir.

Fransızlar ise kahveyi 18. yüzyılda orta Amerika ve Karayiplere ulaştırarak bu bölgelerde yetiştirilmesine öncülük etmiştir. Kahve bitkisi buradan Brezilya'ya ulaşmış ve burada yetiştirilmeye başlamıştır.

Modern kahve kültürü 18. yy. Avrupasında doğmuş ve yerini sadece orada alabilmişken, bugün, her ne kadar kahve hazırlama ve tüketim alışkanlıkları ülkeden ülkeye değişse de, bütün dünyaya yayılmaktadır. Türk kahvesi tüketimi ise günümüzde sadece Türkiye'de, komşu doğu Avrupa ve Orta doğu ülkelerinde gerçekleşmeye devam etmektedir.

Dünya'da en çok kahve tüketimi ABD'dir. Dünya kahve tüketiminin %15'ini kapsamaktadır. ABD'ni  %11 ile aynı zamanda kahve yetiştiricisi olan Brezilya izlemektedir.

Kişi başına kahve tüketimi açısından bakılınca en yüksek kahve kullanımı Finlandiya, Danimarka ve İsveç gibi kuzey Avrupa ülkelerinde gerçekleşmektedir. Kahve çeşitliliği ve türleri bu ülkelerde çok önemsenir. Hafif kavrulmuş kahveler daha çok tüketilir ve kahve daha çok büyük fincanlarda içilir. Kahvenin sosyal bir alışkanlık olarak algılandığı güney ülkelerinden farklı olarak, orta ve kuzey Avrupa ülkelerinde, kahve çoğunlukla öğlenden önce ve öğlenden sonra evlerde sıklıkla kek ve sandviç eşliğinde içilir.

İtalya espresso ve espresso barlarının doğduğu yer olarak global kahve tüketiminde 10.sıradadır. Ancak kavrulmuş kahvenin dünyadaki en büyük ihracatçılarından birisidir.

Fransızlar da espresso'yu çok severler. Kahvaltılarda baget ve kruvasanla kahve içmek çok önemsenir ve aranır.

Türkiye'de kahve tüketimi sıralamasında dünyadaki ilk 20 ülke içerisinde yerini almaktadır. Modern kahve kültürünün etkisine giren ülkemizde genç nüfusumuzun etkisiyle espresso, filtre kahve tüketimleri artan bir seyir izlemektedir. Ancak Türk kahvesi tüketimi daha hızlı oranda artmakta ve alışkanlık olarak yerini korumakta ve güçlendirmektedir.

ABD'nde kahve çeşitliliği tüketiciler tarafından talep görmektedir. İnsanlar farklı orijin, kavurma ve harmanları denemeyi severler. Kahve sabah ve yemekten sonra evlerde ve sık sık gurme kahve barlarında ve kafelerde arkadaşlarla içilmektedir.

Kahve zamanın çok değerli olduğu New York gibi mega şehirlerde aceleyle hareket eden insanların ellerinde karton bardaklarda tüketilir. Tokyo'da vending makinalarından kahve almak alışkanlığı bulunmaktadır.